Yabancı uyruklu bakıcı talebi son yıllarda belirgin biçimde arttı. Talebin arkasında genellikle iki gerekçe var: yatılı çalışmaya uygunluk ve yabancı dil. Ancak bu tercihin, yerli personelde olmayan bir yükümlülük katmanı getirdiğini baştan bilmek gerekiyor.
Kısaca özeti şu: Türkiye'de bir yabancının çalışabilmesi için çalışma izni zorunludur. İzin, çalışanın değil, belirli bir işverenin yanında çalışmak üzere verilir. İzinsiz çalıştırma hem işveren hem çalışan için idari para cezası doğurur ve tekrarında tutar artar.
Çalışma izni kime, nasıl verilir?
Başvuru, çalışanın değil işverenin sorumluluğundadır ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yapılır. İki yol vardır:
- Yabancı yurt dışındaysa: bulunduğu ülkedeki Türkiye temsilciliğine başvurur, ardından işveren yurt içinden başvuruyu tamamlar.
- Yabancı Türkiye'de geçerli bir ikamet iznine sahipse: işveren doğrudan yurt içinden başvurabilir.
İzin belirli bir işveren için verilir. Personel iş değiştirdiğinde izin kendiliğinden yeni işverene geçmez; yeni bir başvuru gerekir. Uygulamada en sık yapılan hata budur — "izni var" denilen personelin izni başka bir işveren adına düzenlenmiş olabilir.
İkamet izni ile çalışma izni aynı şey değildir
İkamet izni Türkiye'de bulunma hakkı verir; çalışma hakkı vermez. Turistik, öğrenci veya aile ikamet izniyle çalışmak mümkün değildir. Geçerli çalışma izni ise aynı zamanda ikamet izni yerine geçer.
Bu ayrım, iyi niyetle yapılan hataların çoğunun kaynağıdır. Elinde ikamet kartı olan bir adayın çalışabileceği varsayılır; oysa kartın türü kontrol edilmeden bu sonuç çıkarılamaz.
İşverenin diğer yükümlülükleri
Çalışma izni alındıktan sonra yükümlülükler bitmez:
- Sigorta bildirimi süresinde yapılmalıdır; ev hizmetlerinde bu yükümlülük işverene aittir.
- İş sözleşmesinde belirtilen görev ve çalışma yeri, izin başvurusundaki bilgilerle uyumlu olmalıdır.
- Çalışmanın sona ermesi hâlinde durum yetkili kuruma bildirilir.
- İzin süresi sonunda uzatma başvurusu, süre dolmadan yapılmalıdır.
İzinsiz çalıştırmanın sonuçları
İzinsiz yabancı çalıştıran işverene idari para cezası uygulanır ve ceza her bir yabancı için ayrı ayrı hesaplanır; tekrarında tutar artar. Ayrıca yabancının sınır dışı edilmesi gündeme gelebilir ve işveren, yabancının ülkesine dönüş masraflarından sorumlu tutulabilir.
Bunun ötesinde pratik bir sonuç daha var: izinsiz çalışan bir personelle aranızda hukuken korunan bir çalışma ilişkisi kurulmuş olmaz. Bir anlaşmazlıkta iki taraf da savunmasız kalır.
Bu süreçte ne yapıyoruz?
Çalışma izni ve ikamet izni başvurularını, gerekli evrakların hazırlanmasını ve süreç takibini baştan sona yürütüyoruz. İzni tamamlanmamış hiçbir personeli çalışmaya başlatmıyoruz — bu, hem sizin hem personelin hukuki güvenliği için tartışmaya açmadığımız bir kural.
Süre konusunda gerçekçi olmakta yarar var: evrakların eksiksiz olduğu durumlarda bile süreç haftalarla ölçülür. Acil bir ihtiyaç varsa, izin süreci sürerken çalışabilecek yerli personelle geçiş dönemi planlıyoruz.